Kamu kurum ve kuruluşlarının kent esnafını pas geçerek bazı işlerini il dışında yaptırmaları üzüntü yaratıyor. Bazı kurumlar, hizmet verdikleri memlekete üç kuruşluk fayda sağladıklarında mutlu olmaları gerekirken diğer illerde yapanlara şimdi de İl Kültür Müdürlüğü’nün katıldığı anlaşıldı.
İl Kültür Müdürlüğü, afiş, pankart, broşür ve takvim gibi baskı işlerini il dışındaki matbaalarda yapması Siirt’teki matbaacıların dikkatinden kaçmadı. Aynı kalite ve daha az maliyetle Siirt'teki matbaalarda rahatlıkla basılabilen bu işler için fiyat araştırması yapılmadığı görülüyor.
Son Söz Gazetesi olarak, teklif mektubu sunulmadan, hangi maksatla il dışındaki reklamcı ve adrese teslim matbaalarda basıldığına bir anlam veremiyoruz. İlgilileri, Siirt esnafının içinde bulunduğu zor koşulları daha da ağırlaştıran uygulamalara dur demeye davet ediyoruz.
Endüstri Meslek Lisesinde okuyan ve çalıştığı okul atölyesinde geçirdiği kaza sonucu vücudunun yüzde 40’lık bölümü yanan Talip Başkıran adlı öğrenci ve ailesi, öğretmen, yönetici ve Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine sitemde bulundu.
Çıkan yangında yanan Talip, olayın okul içerisinde olmasına rağmen yetkililerin ilgisiz kalmasının kendisini daha çok üzdüğünü söyledi. Olayla ilgili olarak gazetemiz stajyeri öğrenci Alişan Koyuncu’ya konuşan Talip Başkıran, 3 ay önce okulda meydana gelen talihsiz kazada vücudunun yüzde kırkının yandığını ve hala acı çektiğini belirterek, bu ilgisizliği hazmedemediğini belirtti.
İLGİSİZLİK KALBİMİ YAKTI
Olay sonra İlk Müdahalesi Siirt Devlet Hastanesinde yapılmasının arından, Diyarbakır Yanık Ünitesine sevk edilen Talip Başkıran, yaklaşık 40 gün boyunca yoğun bakım ünitesinde kaldığını, hastanede 75 gün kalarak tedavisini devam ettirdiğini ifade eden öğrenci, hastanede geçirdiği süre içinde yetkililerden kimsenin ziyarete gelmeyip durumunu sormadığını öğrenince vücudunda yanan yerlerden çok kalbinin yandığını söyledi.
ANNESİ: ONLARIN EVLADI OLSA BÖYLE Mİ OLURDU?
Vücudunun birçok yerinde yanık bulunan Talip’in annesi Melahat Başkıran’da sitemli. Oğlunun durumundan çok etkilendiğini ve hastanede geçirdikleri 75 günü nasıl zor şartlar altında geçirdikleri sadece kendilerinin bildiğini, bu durumdan da ailece çok etkilendiklerini anlattı. Yaşadıklarını, pansuman için geldikleri Siirt Devlet Hastanesi Acil servisinde anlatan anne Başkıran, oğlunun durumunu görünce büyük acı çektiğini, bir an önce iyileşip tekrar eksi yaşantısına dönmesin için dua ettiğini belirtti.
‘MASRAFIN ÇOĞU CEBİMİZDEN’
Melahat Taşkıran, okul yönetimi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden de dert yandı. Üzüntüsü yüzünden okunan Anne, tedavi masraflarının çoğunu kendilerinin karşıladığını, hatta sosyal güvencenin ödemediği birçok ilaçları ceplerinden karşılamak zorunda kaldıklarını bildirdi.
‘PARAYA AĞLAMIYORUZ’
Aile olarak okul yönetimi veya Milli Eğitim’den maddi destek beklemediklerini de kaydeden Anne Başkıran, sözlerini “Meydana gelen olay bir iş kazası. En azından yetkililerin ve okul yönetiminin bir geçmiş olsun dileğinde bulunmaları gerekirdi. Arada bir çocuğumun hatırını sorsalar bizim için büyük bir destek sayılırdı” diye tamamladı.