17 Şubat'ta Türkiye'de eş zamanlı olarak sinemaseverlerin beğenisine sunulacak olan sinemanın pahalı filmlerinden ‘Fetih 1453’ Siirt’te de gösterime giriyor. Faruk Aksoy'un yapımcılığını üstlendiği film, 17 Şubat’ta…
İstanbul'un fethini anlatan filmin fragmanı medya ve sosyal medyada büyük ilgi görürken, yabancı basında da yankı buldu. Fetih 1453, görsel efektleriyle adeta bir Hollywood yapımını andırıyor. Bugüne kadar çekilmiş en yüksek bütçeli film olma özelliğini taşıyan film için 17 milyon dolar harcandı.
Çekimleri yaklaşık 3 yıl süren filmde 1451-1453 yılları arasında geçen tarihsel olaylar konu alınıyor. Fatih Sultan Mehmet, Ulubatlı Hasan gibi tarihi şahsiyetlerin de yer aldığı filmin yayına girdiğinde ülke düzeyinde gişe rekoru kırması bekleniyor.
Endüstri Meslek Lisesinde okuyan ve çalıştığı okul atölyesinde geçirdiği kaza sonucu vücudunun yüzde 40’lık bölümü yanan Talip Başkıran adlı öğrenci ve ailesi, öğretmen, yönetici ve Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine sitemde bulundu.
Çıkan yangında yanan Talip, olayın okul içerisinde olmasına rağmen yetkililerin ilgisiz kalmasının kendisini daha çok üzdüğünü söyledi. Olayla ilgili olarak gazetemiz stajyeri öğrenci Alişan Koyuncu’ya konuşan Talip Başkıran, 3 ay önce okulda meydana gelen talihsiz kazada vücudunun yüzde kırkının yandığını ve hala acı çektiğini belirterek, bu ilgisizliği hazmedemediğini belirtti.
İLGİSİZLİK KALBİMİ YAKTI
Olay sonra İlk Müdahalesi Siirt Devlet Hastanesinde yapılmasının arından, Diyarbakır Yanık Ünitesine sevk edilen Talip Başkıran, yaklaşık 40 gün boyunca yoğun bakım ünitesinde kaldığını, hastanede 75 gün kalarak tedavisini devam ettirdiğini ifade eden öğrenci, hastanede geçirdiği süre içinde yetkililerden kimsenin ziyarete gelmeyip durumunu sormadığını öğrenince vücudunda yanan yerlerden çok kalbinin yandığını söyledi.
ANNESİ: ONLARIN EVLADI OLSA BÖYLE Mİ OLURDU?
Vücudunun birçok yerinde yanık bulunan Talip’in annesi Melahat Başkıran’da sitemli. Oğlunun durumundan çok etkilendiğini ve hastanede geçirdikleri 75 günü nasıl zor şartlar altında geçirdikleri sadece kendilerinin bildiğini, bu durumdan da ailece çok etkilendiklerini anlattı. Yaşadıklarını, pansuman için geldikleri Siirt Devlet Hastanesi Acil servisinde anlatan anne Başkıran, oğlunun durumunu görünce büyük acı çektiğini, bir an önce iyileşip tekrar eksi yaşantısına dönmesin için dua ettiğini belirtti.
‘MASRAFIN ÇOĞU CEBİMİZDEN’
Melahat Taşkıran, okul yönetimi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden de dert yandı. Üzüntüsü yüzünden okunan Anne, tedavi masraflarının çoğunu kendilerinin karşıladığını, hatta sosyal güvencenin ödemediği birçok ilaçları ceplerinden karşılamak zorunda kaldıklarını bildirdi.
‘PARAYA AĞLAMIYORUZ’
Aile olarak okul yönetimi veya Milli Eğitim’den maddi destek beklemediklerini de kaydeden Anne Başkıran, sözlerini “Meydana gelen olay bir iş kazası. En azından yetkililerin ve okul yönetiminin bir geçmiş olsun dileğinde bulunmaları gerekirdi. Arada bir çocuğumun hatırını sorsalar bizim için büyük bir destek sayılırdı” diye tamamladı.