Memleketinde uzun süre görev yapanlara şok!
Yazık, yine sahamızda puan verdik…
Park yasağını çiğneyenleri üzecek uygulama:
Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Esin öğretmenin ölmeden önceki fotoğrafları ortaya çıktı

Esin öğretmenin ölmeden önceki fotoğrafları ortaya çıktı
Siirt’te şiddet gördüğü eşine açtığı boşanma davası sürerken uçurumun dibinde cesedi bulunan ve kazayla düşüp öldüğü iddia edilen öğretmen 25 yaşındaki Esin Güneş’in ölmeden dakikalar önce olay yerinde eşi ve onları oraya götüren taksici ile birlikte çekilmiş fotoğrafları ortaya çıktı. Fotoğraflarda, Esin Güneş’in eşi Güven Güneş ve taksici Beşir Üzüm ile birlikte uçurumun kıyısındaki kameriyeye doğru yürüdükleri görüldü.
16.02.2012 / 20:14


Olayın ’Kaza’ olduğu gerekçesiyle soruşturması kapatılan dosya, Esin öğretmenin ailesinin ’cinayet’ itirazı üzerine yeniden açılmış, savcılığın yaptığı soruşturmanın ardından, Güven Güneş ile taksici Beşir Üzüm hakkında ’kasten adam öldürmek’ suçlamasıyla ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.

Siirt’te özel güvenlik görevlisi Güven Güneş ile 75’inci Yıl İlköğretim Okulu sınıf öğretmeni Esin Güneş, 2008 yılında evlendi. Esin Güneş, evliliklerinin ikinci yılında eşinden şiddet görmeye başladı. Eşinden gördüğü şiddet nedeniyle yüzünde yaralar ve morluklar oluştuğu gerekçesiyle öğrencilerinin karşısına çıkamayan Esin Güneş, eşine boşanma davası açtı. Ancak Güven Güneş, boşanma davasına karşı çıktı.

Öğretmen Esin Güneş, 24 Ağustos 2010 günü eşi Güven Güneş, taksici Beşir Üzüm ile gittiği Aydınlar İlçesi’nde ’Kale’ olarak bilinen uçurumun dibinde ölü olarak bulundu. Olayla ilgili olarak ifadesine başvurulan Güven Güneş, ilk ifadesinde pikniğe gittiklerini ve olayın kazayla meydana geldiğini belirterek, "Taksici arkadaşım Beşir Üzüm’ün kullandığı araçla bölgeye gittik. Eşim hava alsın, gezelim, piknik yapalım istedik. Kameriyede otururken ayağa kalkmak istedi. Bu sırada ayağı takıldı ve düştü" dedi.

ESİN ÖĞRETMEN, ÖLÜME BÖYLE GİTMİŞ

Siirt Ağır Ceza Mahkemesi’nde Güven Güneş ile Beşir Üzüm’ün tutuksuz yargılandığı davanın dünkü duruşmasında Esin Güneş’in ölmeden dakikalar önce çekilen fotoğrafları ortaya çıktı.

Aydınlar Kaymakamlığı’nda çalışan ve olay günü ’Kale’ olarak adlandırılan bölgede dolaşan Beşir Tutar’ın çektiği fotoğraflara tesadüfen Esin öğretmen eşi Güven Güney ile taksici arkadaşı Beşir Üzüm’ün parkta yürümeleri, kameriyeye doğru gitmeleri, uçurumun kenarına kadar gelmeleri yansıdı.

Duruşmada tanık olarak dinlenan fotoğrafçı Beşir Tutar, Kaymakamlık adına fotoğraf çekmek için gittiği kalede dolaşan 3 kişiyi gördüğünü bu üç kişiden birinin kadın, 2 kişinin erkek olduğunu farkettiğini söyledi. Tutar, "Fotoğrafta erkekler önde, bayan arkadaydı. Bu şekilde fotoğraflarını çektim. Manzarayı çekmek için sürekli şekilde onların yürüdüğü kısmı fotoğraflamıştım. Yanlarında bir dördüncü kişi görmedim. Bu fotoğrafları sonra jandarmaya teslim ettim. Olay anında bir tedirginlik hissetmedim" dedi.

FİZİKÇİ İLE KEŞİF KARARI

Mahkeme, tutuksuz yargılanan sanıklar Güven Güneş ve Beşir Üzüm’ün tutuklanma taleplerini reddederek, sanıklardan DNA için kan ve tırnak örnekleri alınmasına karar verdi. Mahkeme heyeti ayrıca, olay yerinde bir fizikçi ve bir olay yeri inceleme uzmanından oluşan iki bilirkişinin refakati ile ve sanıklarında hazır bulunacağı 13 Mart’ta keşif yapılmasına karar verdi.

"KIZIMI DAMADIM ÖLDÜRDÜ"

Duruşmalar öncesi kızının fotoğraflarına sarılıp adliye önünde gözyaşları döken anne Fahriye Işık, kızının istememelerine rağmen Güven Güneş ile evlendiğini ve evlendikten bir ay sonra eşinden şiddet görmeye başladığını söyledi. Anne Işık, "Benim kızımı pikniğe götürdüğünü söylemiş. Gittikleri yer, ailece piknik yapılacak yer değil. Piknik malzemeleri yok. Pikniğe gitmişlerse taksi şoförünün onların yanında uçurumun kenarında işi ne?” diyerek kızının damadı tarafından öldürüldüğünü öne sürdü ve “Olay er ya da geç ortaya çıkacak, adalete güveniyorum” dedi.

 


Etiketler:
Bu haber toplam 50 defa okundu
YAZARLAR
Okulda yanan EML öğrencisinin ailesinden yönetime:
Endüstri Meslek Lisesinde okuyan ve çalıştığı okul atölyesinde geçirdiği kaza sonucu vücudunun yüzde 40’lık bölümü yanan Talip Başkıran adlı öğrenci ve ailesi, öğretmen, yönetici ve Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerine sitemde bulundu. Çıkan yangında yanan Talip, olayın okul içerisinde olmasına rağmen yetkililerin ilgisiz kalmasının kendisini daha çok üzdüğünü söyledi. Olayla ilgili olarak gazetemiz stajyeri öğrenci Alişan Koyuncu’ya konuşan Talip Başkıran, 3 ay önce okulda meydana gelen talihsiz kazada vücudunun yüzde kırkının yandığını ve hala acı çektiğini belirterek, bu ilgisizliği hazmedemediğini belirtti. İLGİSİZLİK KALBİMİ YAKTI Olay sonra İlk Müdahalesi Siirt Devlet Hastanesinde yapılmasının arından, Diyarbakır Yanık Ünitesine sevk edilen Talip Başkıran, yaklaşık 40 gün boyunca yoğun bakım ünitesinde kaldığını, hastanede 75 gün kalarak tedavisini devam ettirdiğini ifade eden öğrenci, hastanede geçirdiği süre içinde yetkililerden kimsenin ziyarete gelmeyip durumunu sormadığını öğrenince vücudunda yanan yerlerden çok kalbinin yandığını söyledi. ANNESİ: ONLARIN EVLADI OLSA BÖYLE Mİ OLURDU? Vücudunun birçok yerinde yanık bulunan Talip’in annesi Melahat Başkıran’da sitemli. Oğlunun durumundan çok etkilendiğini ve hastanede geçirdikleri 75 günü nasıl zor şartlar altında geçirdikleri sadece kendilerinin bildiğini, bu durumdan da ailece çok etkilendiklerini anlattı. Yaşadıklarını, pansuman için geldikleri Siirt Devlet Hastanesi Acil servisinde anlatan anne Başkıran, oğlunun durumunu görünce büyük acı çektiğini, bir an önce iyileşip tekrar eksi yaşantısına dönmesin için dua ettiğini belirtti. ‘MASRAFIN ÇOĞU CEBİMİZDEN’ Melahat Taşkıran, okul yönetimi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden de dert yandı. Üzüntüsü yüzünden okunan Anne, tedavi masraflarının çoğunu kendilerinin karşıladığını, hatta sosyal güvencenin ödemediği birçok ilaçları ceplerinden karşılamak zorunda kaldıklarını bildirdi. ‘PARAYA AĞLAMIYORUZ’ Aile olarak okul yönetimi veya Milli Eğitim’den maddi destek beklemediklerini de kaydeden Anne Başkıran, sözlerini “Meydana gelen olay bir iş kazası. En azından yetkililerin ve okul yönetiminin bir geçmiş olsun dileğinde bulunmaları gerekirdi. Arada bir çocuğumun hatırını sorsalar bizim için büyük bir destek sayılırdı” diye tamamladı.
haberler haber vitrini gncel haberler chat sesli chat